Embed

'Çocuklar babalarını tatbikatta sanıyor'

 

CHP heyeti 'askeri casusluk' soruşturmasında tutuklu 20 subayla görüştü
 
Orduda 400 casus olur mu?
 
MEHMET BOZKURT
 
CHP heyeti İzmir'de yürütülen 'askeri casusluk' soruşturmasında tutuklu subayları ziyaret etti. 20 askerle görüşen heyet hazırladığı raporu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sundu. CHP milletvekilleri Özgür Özel, Veli Ağbaba, Tufan Köse, Parti Meclisi Üyesi Gül Çiftçi ve Gençlik Kolları Başkanı Emre Doğan tarafından hazırlanan raporda "Her şey yurtdışından gelen bir isimsiz elektronik posta ile ortaya çıktı. TSK'da eğer 400 casus varsa, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı ve bu ordunun Başkomutanı'nın sorumlu olması gerekmez mi? Bir orduda 400 casus mu olur?" denildi. 
 
Raporda askerlerin mahkemede tutukluk kararı verildiği sırada yaşandığı belirtilen bir olay da şöyle anlatıldı: "Hakim önüne 25’er kişi olarak çıkmışlar ve herkesi tek tek 'sen buraya, sen buraya' diyerek yer göstererek oturtmuşlar ve şimdi yan yana oturan ilk 12 kişi tutuklu, geri kalanlar serbest! Kararı veren ise duruşmanın yapıldığı salona tamamen hakim!" CHP heyeti raporun sonuç bölümünde, "Genelkurmay Başkanı istifa etmelidir" ifadesenin altını çizdi. CHP heyetinin raporunda şu görüşler dikkat çekti:
 
'Özel istifa etmelidir'
 
"Askeri istihbaratın,  emniyet istihbaratının 250-300’e yakın var olduğu iddia edilen askeri casustan haberdar olmaması mümkün müdür ve bu nedenle konu hukuki değil, siyasi olduğu ayan beyan ortadadır. İşte bu nedenle, Genelkurmay Başkanı derhal istifa etmelidir."
 
"Bu operasyonların sonucunda TSK’da birçok istifa yaşanmıştır ve emeklilikler artmıştır. Çünkü operasyonların amacı gözdağı vermek ve itibarsızlaştırmaya çalışmaktır. Bu operasyonlarla. 'Bizden olmayan herkese dokunulabilir, kimsenin başarısı kendisini kurtaramaz. Bizden olmayanların başına her an herşey gelebilir' mesajı verilmiştir."
 
'400 casus nasıl fark edilmedi?'
 
"Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar sadece bir subay casusluktan yakalanıp, hüküm giymiş. Burada 280, İstanbul’da ki dava ile de birleştirince 400 casusun olduğu bir silahlı kuvvetler nasıl olabilir? Eğer varsa, bugüne kadar MİT, Jandarma İstihbarat Teşkilatı, ordudaki her birimdeki istihbarat teşkilatları, Genelkurmay’ın istihbaratı bugüne kadar bunu nasıl fark edemedi? Ve her şey yurtdışından gelen bir isimsiz elektronik posta ile ortaya çıktı. Eğer 400 casus varsa silahlı kuvvetlerde, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı ve bu ordunun Başkomutanı onların sorumlu olması gerekmez mi? Bir orduda 400 casus mu olur?" 
 
'Düşük gelirli ailelerin çocukları'
 
"56 subayın tutuklu olduğu 280 kişilik bu dev casusluk davasında hemen tüm birliklerdeki çağdaş, çalışkan, vatana sadakatinden şüphe edilmeyecek Atatürkçü subayların alınması ile hemen tüm birliklerdeki personele bir gözdağı verildi. 'Artık erişemeyeceğimiz kimse yok, ayağınızı denk alın' denilmiş olunuyor."
 
"Hepsi düşük gelirli ailelerin çocukları. Hali hazırda da mal varlıkları son derece mütevazi, en büyük zenginlikleri silahlı kuvvetlerden almış oldukları ödüller ve takdirnameler. Hemen hepsi evli ve çocuk sahibi. Başarılı, azimli, işkolik insanlar olmaları bir diğer ortak özellikleri."
 
"Yaşlı anne babası kendisini yurtdışı görevinde sanan komutanlar mı ararsınız, minicik oğlu, kızı, babaları tatbikata gitti sananlar mı? Meme kanseri olmuş ve eşini içeride olduğu için yeterince tedavi ettiremediğini düşünen bir yüzbaşının eşinin kemik metastazından haberdar olarak yıkılışını mı?"
 
'Çocuklarını okuldan alıyorlar'
 
"Hemen hepsinin kredi kartı borcu var. Maaşlarının üçte ikisini aldıkları için pek çoğunun ödemeler dengesi bozulmuş, bazıları çocuklarını okudukları özel okuldan almak durumuna gelmiş, ama hepsi para karşılığı belge satmakla suçlanıyor. Hem de, hiçbirinin hesabında bırakın öyle büyük paraları borçlarını dahi ödemeye yetecek kadar parası yok."
 
"Hepsi dijital delillerle suçlanıyor. Somut olarak ise başka hiçbir delil yok. Örneğin birisinin delili, buzdolabının arkasındaki toz içindeki tellerin içinden bulunmuş pırıl pırıl bir harddisk. Personelin görevde olup aylardır girmediği evinin kapısında birkaç gün önce görülen polisler değil de,  görevde olduğunu resmen kanıtlı personel şüpheli."
 
'Kadın tutuklululara hücre cezası'
 
"Davanın iki kadın tutuklusu, kadın cezaevi ve askeri cezaevi ile ilgili düzenlemelerin üst üste binmesinden dolayı iki kişilik koğuşta adeta tecrit halindeler. Özellikle bu da psikolojik olarak onları kötü etkiliyor. Diğerleri ise 15'er kişilik koğuştalar. Bu iki kişi ise resmen hak etmedikleri ve çarptırılmadıkları bir hücre cezasını çekiyorlar."
 
Kimler tutuklu?
 
CHP heyeti raporunda 'İzmir Ege Ordu Komutanlığı Askeri Ceza ve Tutukevinde bu dava kapsamında kimler var?' başlığı altında şu yanıtı verdi: "Deniz Kuvvetleri'nin boğaz komutanlıklarından başlayarak İskenderun’a kadar neredeyse tüm deniz üst komutanları, komodorlar, firkateyn komutanları, Hava Kuvvetleri'nin kendi dönem arkadaşlarından 3 ila 5 yıl ileriye terfi etmiş olan ve geleceğin Hava Kuvvetleri Komutanlığı için birbiri ile ileride yarışacak 3 tane F-16 Filo Komutanı, Ankara ve İstanbul GATA’dan en başarılı bilim adamları, Diyarbakır askeri hastanesinin başhekimi, Jandarma Genel Komutanlığı’nın Muhabere Komutanlığı ve MEBS Başkanlığı’nın çok kritik subayları, özelikle subayların askere alınmasında, subaylık sınavlarında, subayların seçilmesinde, terfide, eğitiminde, en kritik görevlerde bulunan komutanlar, bütün dünyadaki ilaç devlerinin peşinde olduğu, şizofreniye çare bulan bilim adamından, Savarona gemisindeki fuhuş operasyonunu yapan bot komutanına, Milli Gemi Projesi’nin ve Milli Torpido projesinin başındaki komutanlara kadar birçok üst düzey ve kritik görevdeki subay burada bulunuyor. Bu insanların ortak özelliği, her kuvvetten, her rütbeden, her görevden, her uzmanlık alanından, her sınıftan eşit ve özenle seçilmiş bir örneklemin parçaları olmaları olarak göze çarpıyor."
 
Bu haber 18 Eylül 2012 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanmıştır.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !