Bu adalet size daha n'apsın?

Ethem Sarısülük öldü mü kardeşim?

Öldü.

 

Nasıl öldü?

 

1 Haziran’da Kızılay’da vuruldu.

Yoğun bakımda kaldı.

14 Haziran’da öldü.

Otopsi yapıldı.

4 metreden 9 milimetrelik yasal mermiyle vurulduğu ortaya çıktı.

 

Ama bak dinle, sonra n’oldu…

 

Soruşturma açıldı.

Görüntüler ortaya çıktı.

“Çektim sıktım üç tane” demiyor mu?

Bu polis değil mi yav, bak adam polis polis...

Emniyet 18 Haziran’da adamın ismini savcılığa vermedi mi?

Altı gün sonra devletin memuru adliyeye ifadeye geldi.

Savcı dedi ki, tutuklayın.

Mahkemeler adil kardeşim.

İnceledi hakimler “serbestsin” dedi.

Bu ülkenin koskoca Başbakan Yardımcısı çıktı, “eline taşçarptı o yüzden üçüncüyü yanlışlıkla sıktı” dedi.

Sonra, savcı iddianamesin hazırladı.

Bir yıldan dört yıla polisin hapsini istedi.

Avukat çıktı, yok efendim bu alt sınırdanmış falan.

Altı üstü ne kardeşim kanun böyle.

Bak, bi mahkeme dedi ki, yargılamayı durdurun.

Öteki mahkeme dedi ki, gerek yok.

Gayet demokratik.

Şimdi o polis ilk duruşmaya geldi.

Kaçtı mı? Kaçmadı.

Ama önlem aldılar, adama peruk taktılar.

Sonuçta adam memur Şanlıurfa’da.

Üçüncü duruşmaya videoyla katıldı, kıyameti kopardılar.

Gasteciler hemen hakim uyuyor, savcı uyuyor falan,fotoğraflar.

Mahkeme tamam o zaman dedi,

Madem  tarafsızlığımızdanşüphe duyuyorsunuz biz çekiliyoruz.

Çocuk çıktı, olaylarda bende yaralandım rapor aldım dedi.

Sonra bunlar raporlara sahte dediler, neyse…

Zaten 24 ay kıdem durdurma cezası vermiş emniyet.

Şimdi bak, bu çocuk ben vurmadım, yapmadım diyor mu?

Allah'ı var demiyor, deliller ortada. Görüntüler de var zaten.

Ama avukatlar napıyor, tutuklayın da tutuklayın…

Yahu zaten her duruşmaya onlarca korumayla getiriyorlar.

Kaçması, delilleri karartması mümkün mü?

Sonra adalet yok.

 

Anlamadım ki,

adalet size daha n’apsın?

 

Mehmet Bozkurt

26 Mayıs 2014

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !